Birlik ve İlerleme Düşünce Derneği Birlik ve İlerleme Düşünce Derneği Birlik ve İlerleme Düşünce Derneği
  • Anasayfa
  • Hakkımızda
  • Yönetim Kurulu
    • Yönetim Kurulu
    • Bilgeler Kurulu
  • İl Temsilcilikleri
  • Basında Biz
  • Amacımız
  • Kuruluş Nedenimiz
  • Anasayfa
  • /
  • Kategorisiz
  • /
  • SİYASİ ENKAZA DÖNÜŞEN TEK ADAM REJİMİ

SİYASİ ENKAZA DÖNÜŞEN TEK ADAM REJİMİ

23 Şubat 2023
Spread the love

O kadar büyük bir acı içindeyiz ki, acıdan nefes alamıyoruz.

Kayıplarımızın büyüklüğü karşısında dehşet içindeyiz. Yıkılan binlerce ev, yok olan şehirlerimiz, enkaz altında terk edilen insanlar, 40 bini aşmış ölüm, yüzbinlerce yaralı, kış günü evsiz kalan milyonlarca insan.

Gereken tedbirlerin alınmamış olması sebebiyle kızgın, yöneticilerin pişkinliği karşısında öfkeliyiz

Gerçek, yüzümüze soğuk hava gibi çarpıyor.

İhmalkarlığın, beceriksizliğin, kaderciliğin, partizanlığın, yandaşlığın ağır faturasıyla yüzleşiyoruz. Devletimizin düşürüldüğü durum karşısında öfkeleniyoruz.

Depremi yaşayan şehirlere ulaşılamadı, arama kurtarma da geç kalındı. Enkaz altında kalanlar kurtarılamadı. Ne koordinasyon ne organizasyon sağlandı

Hani kimse “nerede bu devlet” demeyecekti?

**

Bizim kültürümüzde devlet, Türk tarihi ile ortaya çıkmıştır. Millet, devletin kurucusudur. Bu anlayışın gereği olarak devlet, milleti korumakla, milletin güvenliğini sağlamakla sorumludur.

Bizim kültürümüzde devlet acıları dindiren, zor zamanda yanımızda olan, yaraları sarandır.

Bu yüzden babadır. Kemal Tahir’in dediği gibi Devlet Ana’dır.

Elbette felaketin boyutlarının büyüklüğünün farkındayız.

Ama görüyoruz ki; Planlama unutulmuş, kurumsal yapılar zayıflatılmış, bilime sırt dönülmüş, devlet geleneklerimiz yıkılmış, Tek Adamlık keyfilik, ehliyetsizlik, liyakatsizlik üretmiş. Depreme yönelik hiçbir hazırlık yapılmamış.

Beceriksizlik kader planı ile örtülmeye,

Kurulan yağma düzeninin ağır faturası “asrın felaketi” ile perdelenmeye çalışılıyor.

Devletimizi yıpratmak, güçsüz göstermek niyetinde değilim.

Ama ihmaller, usulsüzlükler ve liyakatsizlikler sonucu on binlerce insanımızın ölümünün sorumlularına, devlet zırhı giydirilmesine de tahammül edemiyorum.

Çünkü;

Devletin olduğu yerde yardım iki gün gecikmez. Devletin olduğu yerde milletin yardımı engellenmez. Devletin olduğu yerde suç işleyenler linç edilmez.

Bizim için asrın felaketi; yaşadığımız deprem, yıkılan binalar değil

Binlerce yıllık devlet birikimimiz, köklü geleneklerimiz ve devlet anlayışımızın yerle bir edilmesidir.

Bizim için asrın felaketi devletimizin enkaz altında kalmasıdır.

Bizim için asrın felaketi devletimizin yağma ve talana kurban edilmesidir.

Bizim için asrın felaketi bu devleti ehliyetsiz kadroların, birikimsiz insanların yönetmesidir.

Eli kulağında, tatbikatını yaptıkları bir depremi bile göğüsleyemediler.

Müdahalede geciktiler,

Yolları çöktü, havalimanları çöktü, kurdukları Tek Adam rejimi çöktü.

Enkaz altında kaldı.

Devlet olmak böyle bir şey değil. Vatandaşına parmak sallamak hiç değil

Biz devletimizden bize parmak sallamasını değil

El uzatmasını bekliyoruz, korumasını bekliyoruz

Biz devletten ihtiyacımız olduğunda elimizi sımsıkı tutmasını bekliyoruz.

Enkaz altında kaldığımızda yetişmesini bekliyoruz.

Hamasetle güçlü devlet olunmuyor, Saraylar inşa etmekle güçlü devlet olunmuyor.

Sorumluları bulmak için sağa sola bakmaya gerek yok.

Deprem vergilerini çarçur eden, deprem kuşağında olmamıza rağmen en küçük tedbir almayan, 

Şehir ve yapılaşma planı yapmayan, bilim adamlarının uyarılarına kulak tıkayan,

Aç gözlü müteahhitlere teslim olan,

Kendi çıkardığı deprem yönetmeliğine uymayanlar kimsesorumlu O’dur.

Bu defa ne iç ne dış güçler var.

Depremden hemen sonra askeri kışlasına kapatan, Kızılay’in içini boşaltıp, AFAD’ı liyakatsiz ellere bırakan, arama kurtarma çalışmalarında geç kalan,

Koordinasyon ve organizasyonu ellerine yüzlerine bulaştıran,

Ehliyet, liyakat, tecrübe, uzmanlık yerine, itaat, sadakat, bağlılığı dikkate alan,

Devletin kurumlarını çapsız, birikimsiz, yetersiz yandaşlarla dolduran kimse

Sorumlu O’dur.

Sabır tavsiye ediliyor.

Niye ve niçin sabır göstereceğiz.

Sen tedbir alma, denetleme, kupon arazi peşinde koş, imar afları çıkar,ihale yasasını değiştir, Beşli Çeteleri zengin et,

Toplanan vergileri har vurup harman savur, iki gün yardım ulaştırma, ulaşan yardımlara çök,

Biz sabredelim öyle mi?

Yıkılan sadece şehirlerimiz, binalarımız değil 

Kurdukları düzen de enkaz altında kaldı.

Bunları konuşmak, bu çürümüşlüğü sorgulamak zorundayız.

Toprak altında can veren, donarak ölüme terk edilen insanların hesabını sormak durumundayız.

İstanbul’da beklenen olası büyük bir deprem için hiçbir hazırlık yapılmadığını, 

Hiçbir önlem alınmadığını,

Kentleşmede, yapılaşma da ne büyük hatalar yapıldığını

Dere yataklarının, boşaltılan askeri alanların nasıl yapılaşmaya açıldığını,

Şehirlerimizin nasıl betonlaşmaya teslim edildiğini muhasebe etmek zorundayız.

Yollar, köprüler sizden deprem Allah’tan öyle mi?

Allah’a ne büyük iftira!

Meslek odalarını karar verme sürecinden Allah mı dışladı?

Mühendislik mesleğini Allah mı itibarsızlaştırdı?

Yapı denetim sistemini piyasacı rekabetin unsuru haline Allah mı dönüştürtürdü?

Yapı denetim sürecini Allah mı denetimsizliğe mahkum etti?

Şehirlerimizi ranta göre Allah mı düzenledi? 

Tutukladığınız müteahhitler toplumun içini soğutacak, asıl sorumluları gizleyecek,

Size duyulan öfkeyi yatıştıracak mı sanıyorsunuz?

Çok yanılıyorsunuz.

Hiçbir hazırlığınız yokmuş, hiçbir tedbir almamışsınız

Sizin gibi, ucube sisteminizin de içi boşmuş.

Utanıp, sıkılacağınıza bir de siyaset yapmayın diyorsunuz.

Depremden etkilenen 11 İl de 7 kez İmar Affı çıkarıp,

Binaları katlı mezar haline getirmişsiniz

Şimdi siyaset zamanı değil diyorsunuz

Depremden 72 saat sonra ortaya çıkmışsınız,

İnsanları enkaz altında bırakıp, en temel ihtiyaçlarını karşılayamamışsınız,

Depremi siyasete malzeme yapmayın diyorsunuz.

Ne yapalım peki?

On binlerce insanı betona gömdük hesap sormayalım mı?

Sesimizi yükseltmeyelim mi?

Deprem riskine karşı hiçbir hazırlık yapmayanlar

Afet yönetimini beceremeyenler,

9 kez İmar Affı çıkaran, deprem yönetmeliğine uymayanlar,

Deprem vergilerini yiyenler

Sesimizi kısamazlar, bizi susturamazlar

Sorumsuzluklarını siyasetin zamanı değil diyerek örtemezler. 

Ekilen bütün düşmanlık tohumlarına rağmen

Bu felaketin yaralarını birlikte, millet olarak saracak,

Bu umudu yaşatacak,

Bu dayanışmayı sürdüreceğiz.

Yaralarımızı sararken bu felaketin sorumlularından hesap soracağız.

Şimdi enkaz altından çıkarma,

Siyasi enkaza dönüşen Tek Adam rejiminden kurtulma zamanı,

Şimdi umutlarımızı yeniden yeşertme,

Hayallerimize sahip çıkma zamanı

Müjdat ÖZTÜRK

22-02-2023

Önceki Yazı Sonraki Yazı

Leave a Comment Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Footer logo

Birlik ve İlerleme Düşünce Derneği İttihatçılar Ölür, İttihatçılık Yaşar.

BİRDER

  • Hakkımızda
  • Basında Biz
  • Amacımız
  • Kuruluş Nedenimiz

ADRES BİLGİLERİMİZ

Darülaceze Caddesi
Bilaş İş Merkezi B Blok Kat:3 No:33
Şişli / İSTANBUL

Facebook-f Instagram Twitter

Copyright © BİRDER. All Rights Reserved.